Mümtehine Suresi Meali Kısa Açıklamalarla

Mümtehine Sûresi, iman ile ilişki, adalet ile dostluk, inanç ile aile bağı arasındaki dengeyi açık ölçülerle belirleyen bir sûredir. Sûre, müminin kalbinde yer alan sevgi ve bağların, iman çizgisini aşmaması gerektiğini öğretir; aynı zamanda adalet ve iyiliğin evrenselliğini vurgular.

Bu sûrede; inanç uğruna yapılan hicret, evlilikte imanın belirleyici oluşu, düşmanlıkta bile adaletli davranma ilkesi ve ahlâk temelli biat şartları yer alır. Mümtehine Sûresi’nin temel mesajı şudur: İman, yalnızca bir aidiyet değil; ölçü, sorumluluk ve duruştur.

Bu meal çalışmasında ayetler Diyanet meali esas alınarak, ayet numaraları korunmuş, her ayetin altına kısa, sade ve yön gösterici notlar eklenmiştir. Amaç; metni uzatmak değil, okuyanın doğru ölçüyü görmesini sağlamaktır.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla… [Not: Rahman, sonsuz şefkat ve inayeti; Rahim ise sınırsız merhamet ve mağfireti anlatır.]

1. Ey iman edenler! Benim de sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi ulaştırıyorsunuz; hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr etmişler, Rabbinize iman ettiğiniz için Peygamberi ve sizi yurtlarınızdan çıkarmışlardır. Eğer benim yolumda cihad etmek ve rızamı aramak için çıktıysanız (böyle yapmayın). Siz onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, doğru yoldan sapmış olur.

(Konu: Aidiyet | Ana mesaj: Dostluk imanla belirlenir)

İman, ilişkilerde sınır ve ölçü koyar.

2. Eğer sizi ele geçirirlerse size düşman kesilirler; ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar; sizin inkâr etmenizi isterler.

(Konu: Gerçek niyet | Ana mesaj: Gizlenen düşmanlık açığa çıkar)

Menfaat bittiğinde maske düşer.

3. Kıyamet günü ne yakınlarınız ne de çocuklarınız size fayda verir. Allah aranızda hükmünü verir. Allah yaptıklarınızı görendir.

(Konu: Hesap | Ana mesaj: Bireysel sorumluluk esastır)

Ahirette kimse kimsenin yerine geçemez.

4. İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine demişlerdi ki: “Biz sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi inkâr ettik. Siz Allah’a tek başına iman edinceye kadar aramızda ebedî düşmanlık ve kin belirmiştir.” Ancak İbrahim’in babası için söylediği: “Senin için mutlaka bağışlanma dileyeceğim; fakat Allah’tan sana gelecek hiçbir şeye gücüm yetmez” sözü hariçtir. “Rabbimiz! Sana güvendik, Sana yöneldik ve dönüş Sanadır.”

(Konu: Tevhid duruşu | Ana mesaj: İnançta netlik)

Tevhid, sevgi ve kopuşu ilke üzerine kurar.

5. “Rabbimiz! Bizi inkâr edenler için bir imtihan kılma. Bizi bağışla Rabbimiz! Şüphesiz Sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

(Konu: Dua | Ana mesaj: İman, fitneden Allah’a sığınır)

Mümin, hem kendisi hem ümmet için dua eder.

6. Andolsun ki, onlarda –Allah’a ve ahiret gününe umut bağlayanlar için– güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki Allah, zengindir, övülmeye lâyıktır.

(Konu: Örnek şahsiyet | Ana mesaj: Ölçü ahirettir)

Ahireti uman, duruşunu buna göre belirler.

7. Olur ki Allah, sizinle düşmanlık ettiğiniz kimseler arasında bir sevgi meydana getirir. Allah her şeye gücü yetendir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

(Konu: Umut | Ana mesaj: Kalpleri çeviren Allah’tır)

Düşmanlık bile Allah’ın dilemesiyle sevgiye dönüşebilir.

8. Allah, din konusunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Şüphesiz Allah adaletli davrananları sever.

(Konu: Adalet | Ana mesaj: İyilik ve adalet evrenseldir)

İslam, adaleti düşmanlığa bile kurban etmez.

9. Allah, ancak din konusunda sizinle savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanıza destek olanları dost edinmenizi yasaklar. Kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

(Konu: Yasaklanan dostluk | Ana mesaj: Zulümle saf tutulmaz)

Zalimle kurulan bağ, insanı da zulme ortak eder.

10. Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiklerinde onları imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer onların mümin olduklarını anlarsanız, onları inkârcılara geri göndermeyin. Bunlar onlara helâl değildir, onlar da bunlara helâl değildir. Onların harcadıklarını (mehirlerini) geri verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın; onlara harcadıklarınızı isteyin, onlar da harcadıklarını istesinler. Bu, Allah’ın hükmüdür; aranızda O hükmeder. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

(Konu: Aile ve iman | Ana mesaj: Nikâh imana dayanır)

İman bağı, evlilik bağının da temelidir.

11. Eğer eşlerinizden biri inkârcılara kaçar da siz de onlara karşı bir ganimet elde ederseniz, eşleri gidenlere (mehir olarak) harcadıkları kadarını verin. İman ettiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının.

(Konu: Hak ve adalet | Ana mesaj: Kaybedilen hak telafi edilir)

İslam, mağduriyeti dengeli ve adil şekilde giderir.

12. Ey Peygamber! Mümin kadınlar sana; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık yapmamaları, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleri ve ayakları arasında uydurdukları bir iftira getirmemeleri ve sana iyi olan işlerde karşı gelmemeleri hususunda biat etmeye geldiklerinde, onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlanma dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

(Konu: Biat ve ahlak | Ana mesaj: İman, ahlakla tamamlanır)

Bu biat, kadının iman ve ahlaki sorumluluğunu açıkça ortaya koyar.

13. Ey iman edenler! Allah’ın gazabına uğramış bir topluluğu dost edinmeyin. Onlar, kabir ehlinin umudunu kestiği gibi ahiretten ümit kesmişlerdir.

(Konu: Son uyarı | Ana mesaj: Umudu kaybedenlerle saf tutulmaz)

Ahirete umudu olmayan, yönünü dünyaya kilitler.

Sırada ki Sure : Saf suresi meali okumak için buraya tıklayabilirsiniz.



Diğer sure mealleri , dua ve zikirler için ana sayfamızı ziyaret ediniz .